Trending Games | World of Warcraft | Overwatch | Bless | Cyberpunk 2077

    Facebook Twitter YouTube Twitch.tv YouTube.Gaming Discord
Register
Quick Game Jump
Members:3,794,939 Users Online:0
Games:981 

Show Blog

ISTANBUL KIYAMET VAKTI(istanbul doomsday time)pictures

Posted by kyas Sunday August 10 2008 at 10:56AM
Login or Register to rate this blog post!

ISTANBUL KIYAMET VAKTI download

Posted by kyas Sunday August 10 2008 at 6:13AM
Login or Register to rate this blog post!

 

http://istanbuloyun.mynet.com/

game download:

http://istdownload.mynet.com/download/istanbulkur.exe

  • P4 1.5 GHz/ Celeron 1.8 GHz / AMD XP 2200+ veya üzeri i?lemci
  • Windows XP
  • 512 MB veya üzeri RAM
  • 1.2 GB bo? harddisk alan?
  • DirectX 9.0.c
  • Pixel Shader & Vertex Shader destekli grafik kar  
  • Örnek : ATI Radeon 9500 veya üzeri / GeForce FX 5200 veya üzeri1024x768 minimum ekran kart? çözünürlü?ü
  • DirectX destekli ses kart?

ISTANBUL KIYAMET VAKTI screechoot

Posted by kyas Saturday August 9 2008 at 12:42PM
Login or Register to rate this blog post!

 

Esyalar

Posted by kyas Saturday August 2 2008 at 3:15AM
Login or Register to rate this blog post!

Istanbul kiyamet vakti esyalar;

2000'li yillardan gunumuze;

Posted by kyas Saturday August 2 2008 at 3:11AM
Login or Register to rate this blog post!

2000'li yillardan gunumuze;

Agah Bey onderligindeki Teskilat her zamanki tarafsiz tutumunu muhafaza ederek, Eminonu'nde yasam icin gerekli temel ihtiyaclari saglamaya devam etti. Jandarma icersideki eski askerlerden, kimsenin adini bilmedigi "Komutan" lakapli kisi, Teskilat'in askeri kolunu yonetmeye basladi. Misir carsisi Teskilat'in kalbi olmayi surdurdu.

Sehir Meclisi de gecen zaman icerisinde bir cok degisiklige ugradi. Ancak Istanbul'un hala en etkili yonetim mekanizmasi, Misir Carsisi altindaki gizli ve cok iyi korunan yer alti salonunda varligini surduren bu meclis. Meclis uyeleri zamanla degisse de, Ziya Bey, Nihat Bey gibi isimler, ilerlemis yaslarina ragmen Eminonu politikasinda onemli yerlere sahipler.

Klan mevzuatina gelince; Iki klani birbirinden ayiran buyuk ofke derinlesmeye devam etti. Artik daha iyi savasma yetenegine sahip klanlarin nufuslari gitgide artti. Eminonu sehir meclisinin bu konuda tarafsizligini muhafaza etmek disinda bir alternatifi yoktu. Klan savaslarini durdurmak icin belki de cok gec kalinmisti

Hidra Savasi

Posted by kyas Saturday August 2 2008 at 3:10AM
Login or Register to rate this blog post!

 

Hidra Savasi

i 1996 yilinin yaz ayinda, Eminonu icinde o gune kadar yasanmis Mahluk savaslarinin en buyugu gerceklesti. Daha sonra mitolojik ismiyle adlandirilacak olan 3 basli dev yaratik, Eminonu'ne denizden geldi. Misir Carsisi tarafindaki park bolgesinde karaya cikan yaratik, Eminonu sahilinde o zamana kadar gorulmus kiyimlardan en buyugunu gerceklestirdi. Teskilat acil mudahale grubu, yaratigi yavaslatmak ve halki guvenli bolgelere sevk edebilmek icin buyuk bir mucadele verdi. fare adam savaslarindan kalma siperler bir bir dustu.. Klan mensuplari dahil herkes, uzun yillar sonunda ilk kez ayni saflarda savastilar. Cok degerli mucadeleciler kaybedildi. Sonunda bir basi cansiz serilen yaratik, geri cekildi. Ancak Hidra korkusu, Eminonu'nde yasayan insanlar arasinda yerlesti. Bir zafer kazanilmis, fakat bu zafer umutlari tazeleyememisti.

90'larin sonuna yaklasirken, bazi cesur gruplar, meteor bolgesine yapilan kesif gezilerini arttirmislardi. Ozellikle "Buyuk Hol" girisi pek cok gizem barindiriyordu. Ve bunun icin teskilat tarafindan orgutlenen arayici bir grup, calismalarini surduruyordu. Tehlikeler bilgiye ac guruplari durdurmaya yeterli degildi.

Yeni bin yil, Eminonu icin yeni trajik haberlerle basladi. 2000 yilinin 11 Mart'inda, Balyoz Nazim, yemegine karistirilan kuvvetli bir madde ile zehirlendi. Tibbin imkanlarini ve sifacilarin ustaliklarini asan bu zehir nedeniyle, Balyoz Nazim'in birkac saat icerisinde komaya girdi ve oldu.

Suikasti kimin duzenledigi tespit edilemedi. Lodos klani mensuplari, saldiridan dolayi Arz'in Cocuklari'ni sucladilar. Bazi kimseler, Lodos klan binasina cok yakin konumlandiklari icin cetecilerden suphelendiler. Ancak yapilan arastirmalar yeterli olamadi. Ve Eminonu, felaket sonrasi donemin yetistirdigi onemli kahramanlardan birini daha kaybetti.

Lodos'ta Balyoz Nazim'in vefatindan 1 ay sonra yapilan liderlik secimini Ismet Bey kazandi.

Kaos ve Klan Savaslari Devri

Posted by kyas Saturday August 2 2008 at 3:09AM
Login or Register to rate this blog post!

Kaos ve Klan Savaslari Devri (1990-2000)

1990 yili, buyuk bir yasadisi olusumun ilk kez ortaya cikmasina sahne oldu: Zincir Cetesi. Lodos Klani merkezi, eski han'in otesindeki terkedilmis binalara yerlesen ceteciler, o bolgede yasam mucadelesi veren cok sayida Eminonu sakinini bolgeden surdu. Teskilat tarafindan olayin kaynagi arastirildiginda, olusumun temellerinin oldukca derinlere uzandigi ve uzun suredir faaliyette oldugu gercegi ortaya cikti. Bu ceteden , bazi kisiler zaman icinde desifre edildi. Bunlarin cogunlugu meteor bolgesinden olmakla beraber, aralarinda , bazi eski ust duzey Yukselis cemiyeti gorevlileri, hatta bir beyaz buyucu dahi bulundugu ortaya cikti. Teskilat'a bagli birlikler, artik bu tehditle de mucadele etmek zorundaydilar.

1991 yilinda Istanbul meclisi, Zincir cetesini oncelikli tehdit olarak gordugunu ilan etti ve her bireyinin tek tek yakalanarak, ihanet sucundan yargilanacagini bildiren kararname cikarildi.

Bahar ayinda, bir cok cete uyesi yakalandi ve yakalananlarin bazilari idam edildi. Bahar sonuna dogru Zincir cetesi, buyuk bir baskin duzenleyerek , hala meclis olarak kullanilan Buyuk Postane'ye yikici bir saldiri duzenlediler. Buyuk Postane'de ikamet eden bazi meclis uyeleri tahliye edilemeden can verdiler. Zincir cetesine bagli cok sayida buyucunun, postane icinde patlayan buyuleri uzerine binanin buyuk bir bolumu yikildi ve kullanilamaz duruma geldi. Bu cok buyuk saldiridan, bir cok meclis uyesi, jandarma ve o bolgeye cok yakin konuslanmis Arzin Cocuklari klaninin olaganustu gayretleri ile kurtarildi.

Postane'deki yikimin ardindan, Teskilat tedbirlerini aldi ve yeni meclis binasinin, yer altina yapilmasina karar verildi.

1992 yili basinda, meteor bolgesinde bulunan, meteor etkisi ile baskalasmis olan vahsi yamyamlarin, nam-i diger “Ilikciler"'in ortadan kaldirilmasi amaciyla Lodos klani, butun klan mensuplarina savas cagrisi yapti. Kuruldugundan beri Ilikcilerin bilincli sayilamayacaklarini ve toplu katliamlarinin gecerli neden gosterilmedigi surece, onlari iyilestirecek bir formul bulunamayacagi kesinlesene kadar yasaklanmasi gerektigini savunan Arz'in Cocuklari, bu olayin fikren ve fiilen karsisinda duracagini belirtti. Lodos klani lideri Gediz bey, Arz'in Cocuklari'nin, islerine karistiklari muddetce, ilikcilerin yanina gonderecegini, sehir meclisinde resmi bir bildiriyle ilan etti. Agah Bey, teskilatin olaylara mudahale yetkisi, meteor bolgesini kapsamadigi ve bu iki klana karsi duracak askeri gucu sagladigi takdirde Eminonu'nun savunmasiz kalacagini belirterek, buyuk uzuntu duymakla beraber iki klan arasinda catisma cikmasi durumunda Teskilat'in tarafsizlik ilkesini surdurmeye devam edecegini bildirdi.

Gediz Bey'in bizzat yonettigi Lodos klani, meteor bolgesinde, Handan Hanim'in yonettigi Arzin Cocuklar ile karsi karsiya geldi. Artik aralarinda soylenecek bir sey kalmayan iki klan arasinda, o zamana kadar ki en buyuk carpisma meydana geldi. Savasta yenisemeyen iki klan da buyuk kayiplar vererek savas alanini terk ettiler. En on saflarda yer alan Gediz bey, doktor ve sifacilarin yeteneklerini asan bir yara ile savas alaninda yigildi kaldi.

Gediz bey, Klan savasindan 2 gun sonra hayata gozlerini yumdu. Yerine cok guvendigi Balyoz Nazim'in gecmesini vasiyet etti. Naasi, bazi itirazlara ragmen Perihan Hanim'in yanindaki bos mezara gomuldu. Bu savasin ardindan Eminonu meclisi 1 aylik yas ilan etti.

Yukselis cemiyetinin sonu, Teskilat'in kurulusu ve Klanlar devri

Posted by kyas Saturday August 2 2008 at 3:08AM
Login or Register to rate this blog post!

Yukselis cemiyetinin sonu, Teskilat'in kurulusu ve Klanlar devri (1980-1990)

80'lere girilmesi ile birlikte Eminonu'nun yorgun ve tekduze yasaminda, trajik bir olay daha vuku buldu. 1981 yilinda, Aydemir Bey'in esi Munevver Hanim, alerjik bir hastalik sonucunda kisa surede bitkin dustu ve vefat etti. Munevver Hanim'in vefati butun Eminonu'nde buyuk uzuntu ile karsilandi. Kendisi Yukselis Cemiyeti icerisinde bir cok onemli vazife ustlenmis, ancak hic bir zaman on plana cikmak istememisti. Cenazesinde, butun Istanbul halki bulundu. Bu olayin en buyuk sonuclarindan biri Aydemir Bey'in, yil sonunda Yukselis Cemiyet'i baskanligi gorevinden ayrilmasi idi.

"Aydemir, meteorun ilk zamanlarindaki yikim ve kiyimdan cok etkilenmisti. Bana soyledigine gore kendisine bir soz vermis, cok sevdigi esi Munevver Hanim’i, meteor ve onun getirdigi igrencliklere teslim etmeyecegine dair. O Munevver Hanim’in olabildigince normal bir yasam surup, yasama vedasinin da normal nedenlerden olmasini istiyordu. Hastalik baslangicindan itibaren, hemen her gunu onlarin evinde gecirdim . Aydemir, Munevver Hanim'in yaninda cok az ayrildi. Bir bahar sabahi olum Munevver Hanimi aramizdan ayirdiginda, belki de Aydemir Bey'in tek tesellisi, onu sevdikleriyle beraber, ugurlamis olmakti. Sonrasinda Aydemir Bey Yukselis Cemiyet'indeki yarim kalan islerini bir bir tamamladi ve yoneticilik ve hatta uyelik dahil her seyden elini etegini cekti. Cocuklari Sevgi ve Oktay ile beraber sakin bir yasam surdu."

Nihat Bey ile soylesi. Ekim 1989

Aydemir Bey'in ayrilisi sonrasinda Yukselis Cemiyeti baskanligina Ziya Bey gecti. Ancak Yukselis Cemiyeti, 14 Nisan olaylarindan sonra eski heyecanini kaybetmisti.Cemiyet genel olarak buyuk atilimlar yapmaktan cok, yapilmasi gereken isleri yapan bir devlet kurumu niteligi kazanmisti. 1983 yilinda Cemiyet Yonetim Kurulu’nun destegi ve Sehir Meclisinin karari ile Yukselis Cemiyeti kapatildi ve yerine Yukselis Cemiyeti'nin son yillarda kazandigi kimligin bir devami niteliginde olan, ancak tarafsizlik politikasini benimsemis "Teskilat" kuruldu. Ziya Bey, meclis tarafindan Teskilat baskanligina onerildiyse de, o bu gorevi kabul etmedi ve Agah Bey, 1983 yilinda Teskilat'in baskani secildi.

1983 yilinin yaz ayinda Gediz Bey, Yavuz Binbasi ve yandaslari, Eminonu'nde o zamana kadarki en guclu olusumu, buyuk bir nefret uzerine temellendirdiler. Lodos Klani, sayilari birkac yuze varan tecrubeli savasci, buyucu ve sifaci tarafindan kuruldu. Klan, meclis ve teskilat tarafindan tedirginlikle karsilansa da, yaratiklari yok etmek uzerine kurduklari stratejileri, Eminonu'nun menfaatleri ile celismiyordu. Aslinda bu tedirginligin en buyuk nedeni, klanin yaptigi propagandalarin tamaminin ofke ve kudret uzerine yonlendirilmis olmasi idi. Lodos Klani'na gore mahluklar bu dunya uzerinden temizlenmeleri gereken hastaliklardi.

1984 yilinda, Istanbul'un cesitli bolgelerinden gelen bir takim kanunsuz insan cetelerinin Meteor tarafinda kendilerine bir kurtarilmis bolge yarattiklari tespit edildi ise de buna olumlu yaklasildi. Agah Bey, bu kanunsuz gruplarin, Teskilat ile aralarinda bir catisma cikmamasi amaciyla liderleri ile gorusmeler yapti. Ve bazi anlasmalar yapildi.

1984 yilinda Handan Hanim onculugunde bir araya gelen eski Arzin Cocuklari gazetesi ekibi, var olan yaratik karsiti sert politikalara karsi durmak amaciyla Arzin Cocuklari birligini kurdular ve eski gazete yandaslarini da yanlarinda topladilar. Birlik, dunya uzerinde var olmasi muhtemel uzlasilabilir yaratiklari saptamak amaciyla bir kesif komitesi kurdu. Bu komite, silahli savasci, buyucu ve sifacilardan olusuyor ve meteor bolgesinin butun tehlikelerine karsin, iletisim kurulabilecek mahluklari ariyorlardi.

1986 yilinda meteor bolgesinde maden cikartmak amaciyla kazi yapan Arzin Cocuklari kesif grubundan bir ekip, buyuk bir mekanin girisi oldugu dusunulen bir yer kesfetti. Arzin cocuklari bu yeni mekani uzun bir sure gizli olarak arastirdi. Adem Bey onderligindeki kucuk kesif ekipleri bu buyuk girisin toprak altinda kalmis kisimlarini ortaya cikartmak icin aylarca kazma salladilar. Ardindan giris kismi sasirtici derecede saglam kalmis buyuk bir hole dogru acildi. Burasi prizmatik sekillerin hakim oldugu, degisik bir medeniyete ait oldugu izlenimini veren bir mekandi. Arzin Cocuklari bu buyuk holu arastirmaya baslarken, onlari takibe almis bir Lodos ajani, bu faaliyetleri Lodos Klani’na bildirdi. Arastirma gunlerinden birinde bolge Binbasi Yavuz onderligindeki Lodos Klani mensuplari tarafindan basildi. Bundan sonrasi sadece soylentilerden ibaret. Her iki klan mensuplari arasinda her ne gectiyse de, bunun sahidi kalmadi. Tek bilinen bu iki grubun arasinda catisma ciktigi (ki bunu orada arastirma yapan bagimsiz teskilat yetkililerinin incelemelerinden anliyoruz), Binbasi Yavuz ve Adem Bey dahil butun herkesin oldugu. Catisma sebebinin muammasi bir yana, en buyuk gariplik , arada baska bazi silahlara dair izlerin de bulundugu. Ne Lodos'ta, ne de Arzin cocuklarinda bulunmayan bazi silahlar.

Tabii bu olaylar iki taraf arasinda farkli yorumlandi. Gunesin onculeri lideri Gediz bey, Binbasi Yavuz'un kaybindan dolayi cok ofkelenerek, Arzin Cocuklarini gizli isler cevirmek ve yaratiklarla birlik olmakla suclarken, Arzin Cocuklari lideri Handan Hanim ise, Lodos'un, Arz'in kesif ekibine saldirdigini, o zamana kadar hic bir olayin vuku bulmadigi o yerde bilincli katliam yapmakla sucladi.

Teskilat, olaylarin buyumesini engellemeye calistiysa da, artik bazi seyler geri donulemeyecek noktalara geldi. Sehrin icinde olmasa da Lodos ve Arz klanlari arasinda Meteor bolgesinde catismalar cikmaya basladi.

1987 yilinin baslarinda Eminonu Sehir Meclisi ile, mensei tam olarak bilinmeyen, meteorlu tuccarlar arasinda ticari baglar gelisti. Istanbul'un isgal altindaki cesitli bolgelerine gizli olarak girebilen bu yeralti olusumu, inisli cikisli fiyatlari ve bazi neredeyse bulunmaz mallari temin etmesiyle, Eminonu icin dahi cazip bir pazar olmustu. Bu tuccarlarin icerisinde fare adamlarin, hatta kole olarak cinlerin de calistirilmasi, Eminonu'nde oldukca merakla karsilandi. Olusumun basindaki Mebrure hanim, oldukca enteresan bir kisilikti. Gecmisi ile ilgili cok az bilgi bulunan, sert yuz hatlarina sahip bu enteresan kadin, ticari ve politika yetenegi ve yaptigi yerinde manevralar ile, mahluklar disindaki zeki varliklarin ilgi odagi olmustu.

1987-88 yillari, cogunlugu meteor bolgesinde olmak uzere, klanlar arasi catismalar ile gecti. Bu catismalarda her iki klan da buyuk kayiplar verdiler. Klan liderlerinden, en basit klan uyesine kadar butun klan uyeleri silahli idi artik. Arz lideri Handan Hanim, 70'lerde basladigi buyu calismalarini iyiden iyiye gelistirmisti. Lodos klaninda ise, Gediz bey bizzat talimlere katiliyordu. Herkesle beraber gosterdigi bu direnc, uyelerin Lodos'a daha da baglanmalarina neden oluyordu.

1989 yilinda, klanlardaki gorev dagilimlari iyice belirginlesmisti. Belki de benzer cevresel sartlardan oturu, benzer bir gorev dagilimi goze carpmaktaydi iki klan arasinda. Klanlarin da kendi iclerinde meclisleri vardi ve oylamayla, cesitli onemli mevkilere gelmek uzere, kendini kanitlamis uyeler arasindan secimler yaptilar.

Lodos'ta bu mevkilerden biri klan demircisi idi ve Lodos klan demircisi Cevdet usta, 1989'da o zamana kadar yapilmis en degerli silahi ki bu bir balyozdu, Lodos bas savascisi, Binbasi Yavuz'un adamlarindan, Ustegmen Nazim icin dovdu. 1989-91 yilarin arasinda, bu balyoz'la kazandigi basarilarin ardindan, Ustegmen Nazim'in adi, Balyoz Nazim olarak anilir oldu.

Beyaz Kosk'un Sonu ve Yukselis Cemiyeti Donemi

Posted by kyas Saturday August 2 2008 at 3:07AM
Login or Register to rate this blog post!

Beyaz Kosk'un Sonu ve Yukselis Cemiyeti Donemi (1972-1980)

1972 yilinda, kurulun planladigi dusunulen, mecliste uzerinde uzun suredir tartisilan, butun Istanbul'u bir araya getirmek amaciyla kurulmasi planlanan buyuk cemiyet, Yukselis Cemiyet'i adi altinda kuruldu. Cemiyet'in onceligi, Beyaz Kosk denilen, artik kontrolden cikmis olusumu ortadan kaldirmak ve Sehir Meclisi'ni tekrar Buyuk Postane'deki mekaninda faaliyete gecirmek idi. Meclis'te yapilan oylama sonucunda, Yukselis Cemiyeti'nin baskanligina Aydemir Bey secildi. Cemiyetin yonetim kurulu uyeleri ise Nihat, Agah, Ziya ve Mehmet Bey'lerdi.

1973 yilinda Yukselis Cemiyeti, artik oldukca genislemis ve cemiyetle ilgili dedikodular, butun Eminonu'ne yayilmisti. Azat Efendi beyaz buyuculerden bir istihbarat orgutu kurmus ve otoritesini reddeden cemiyet uyelerini yakalatma calismalarina baslamisti. 1973 yili boyunca bir cok cemiyet uyesi yakalandi ve yakalananlar oldurulduler veya Eminonu'nden, meteor bolgesine surulduler. 1973 yili sonunda yukselis cemiyeti yeterli kuvveti toplamis hatta, Beyaz Kosk'un miadini doldurdugunu dusunen bazi beyaz buyuculeri bunyesine katmisti. Sifa Yurdu, olaylar suresince tarafsizligini muhafaza etti. 1974 yili yaz mevsiminde, Yukselis Cemiyeti'nin buyuk ayaklanmasi basladi. Istanbul tarihinin o zamana kadar gordugu en kanli carpismalar 1974 ayaklanmasinda yasandi. Cok kuvvetli beyaz buyuculer ve sayica cok fare adamlara karsi, guclenmis yukselis cemiyeti ve bazi isyankar fare adamlarin birligi. Sonucta kaybeden taraf beyaz buyuculer oldu. Koskun onunde, Azat Efendi ve beyaz buyuculeri yaptiklari son direniste can verdiler. Ancak bu zafer cemiyet ve Eminonu icin de oldukca pahaliya mal oldu.

"O yildizsiz gecede, kosk sokagi gunduz gibi aydinlikti. Sayilari oldukca azalmis olan beyaz buyuculer, olasi tehditlerden haberdar olabilmek icin, sokagi buyu isigiyla doldurmuslardi. Cok kudretlilerdi. Onlar arasinda gecirdigim yillar suresince, bunu bu kadar idrak edememisim sanirim. Megerse her seyin daha kolay olacagina dair bir yanilgi, zihnimi esir etmis, teslim olacaklarina dair inancim bu kor yanilgidan ibaretmis. Kuklacinin talebeleri, sayica az olmalarina ragmen, haftalardir direniyorlardi. Son direnisleri de elbette gorkemli olacakti.

Ben kimdim? Biz zamanlar onlardan biri. Azat'in yaptiklarina takati kalmadigindan, gizlice izini kaybettirmis ve cemiyete katilmis. Herkesin oldu bildigi... Sersem… Bir onceki hafta bir kose basinda sikistirdilar beni. O gun olsem, huzura kavusacaktim, ama korktugum basima geldi, beni tanidilar ve gitmeme izin verdiler. Ve yuzlerindeki o hayal kirikligi ve huzun beynime oyle bir kazindi ki. Evet belki onlar Azat'in yaptirdigi kiyimin aleti olmuslardi. Ama en azindan hain degillerdi. Peki yine, kimdim ben?

Gecenin sonunda, zafer artik cemiyetin olacakti, bu kesin. Bana ihtiyac oldugunu dusunmuyordum artik. Butun gece elimdeki bir sise saraptan guc alarak sokaga baktim ve baktim."

Umut Dergisi 1976 - Isimsiz itiraflar.

Bu ayaklanmanin bir onemi de, insanlar ve fare adamlarin yapiklari son buyuk ittifak olmasidir.

Ardindan Yukselis Cemiyeti Istanbul uzerindeki hakimiyetini ilan etti ve Sehir Meclisi tekrar Buyuk Postane'deki mevkiinde faaliyete gecti. 1975 yili, tam bir toparlanma yili idi. Butun tahribat gormus yerler tamir ediliyor, idari merciler aciliyor, meclis'in yapisi da degisiyor, Mahluklardan korunmak icin duzenli birlikler toplaniyor kisacasi tam bir yeniden yapilanma surecine giriliyordu. Ayni sene, kursundan daha az etkilenen mahluklara karsi, yakin dovus silahlari gelistirilmesine baslandi. Icinde, pala, savas cekici gibi silahlarin barindigi ilk parti, Misir carsisi demircisi Mahmut Efendi ve ciragi Rustem tarafindan dovuldu ve teslimati yapildi. Bu sirada egitim de ihmal edilmedi ve Cemil ogretmen onderligindeki bir grup insan, yikilan Eminonu mektebini yeni bir binada yeniden hizmete actilar. Aydemir Bey ve Yukselis cemiyeti yonetimi bu yapilanmanin her asamasinda bulunuyorlar, herhangi bir seyin ters gitmesi ihtimaline karsi surekli yeni stratejiler gelistiriyorlardi.

1975 yili ayni zamanda son derece onemli bir baska olaya sahne oldu. Meteor disindan Istanbul'a, bir grup ordu mensubu, butun engelleri asarak gelebilmisti. Binbasi Yavuz'un onderligindeki bu grup, Manisa'daki, 14 yil yaratiklara karsi direnen bir piyade alayinin son temsilcileri idi. Sayilari 45-50 kadar kaldiginda, artik direnemeyeceklerini anlayarak, Istanbul'a yola cikma karari almislardi ve sadece 8 asker bunu basarabilmisti. Bu askerlerin gorduklerinden yola cikilarak, Agah Efendi'nin yazdigi sakli turler isimli kitap daha da gelistirildi. Pek fazla konusmayan bu gruptan edinilen en umut kirici bilgi ise, yolda karsilastiklari hic bir yerde medeniyet goremedikleri idi.

1976 yili, felaket doneminin en refah icinde gecen yili oldu. Eminonu icerisinde mahluk aktiviteleri azalmis, duzenli denebilecek yonetim sayesinde gecmis yillara gore ilerleme saglanmisti. Aydemir Bey, yakin dostu Carsi bolgesi temsilcisi Celal Hakki Bey'in kizi Perihan Hanim'i, Yukselis Cemiyeti'nin diplomatik iliskiler sorumlusu olarak atamisti. Bu olayin onemi, meteordan sonra yetisen ilk neslin onemli mevkilerde gorev almaya baslamasi olarak ozetlenebilir. Perihan hanim, ayni yil Cemil Ogretmenin oglu, misir carsisi defterdar'i Gediz Bey ile nisanlandi. Bu olay, Carsi bolgesi cevresinde buyuk mutlulukla karsilandi.

1976 yilinin onemli olaylarindan bir digeri, Arzin cocuklari haftalik gazetesinde yazar olarak calismaya baslayan Konkav lakapli fare adamdi. Bu olay onceleri tepki toplasa da, Arzin cocuklari siddetin azaldigi bu devrin sevilen bir gazetesiydi.

1977 yilinin ilk aylarina kadar, bu kismi huzur ortami sure geldi. Ancak 1977 yilinin bahar ayinda, Karakoy'de o zamana kadar hic gorulmemis buyuklukte bir fare adam toplanmasi basladi. Aydemir Bey bu toplanmayi kaygi ile izliyordu. Ancak hemen sert tedbirler almadi. Sakin bir hareketle once Karakoy bolgesinde yasayan az sayida insani, dikkatleri cekmeden Eminonu'ne yerlestirdi. Ardindan fare adamlarin onde gelenleriyle diyalog kurdu. Genel olarak fare adamlar, sayilarinin cok artmasini gerekce gostererek su anda yerlestikleri iskele bolgesinin ihtiyaclarini karsilayamadigini belittiler ve Karakoy bolgesine el koyduklarini ilan ettiler. Aydemir Bey fare adamlarla kurulan diplomatik temaslarda Ziya Bey'e guveniyordu. Ziya Bey, tutarli bir iliski yurutmeye calismasina ragmen fare adamlarin talepleri artarak devam etti. Karakoy bolgesi resmen olmasa da fiilen fare adamlara birakilmisti. Bu fare adamlarin cogunu memnun etse de, Gizit adindaki bir fare adam olusumunu tatmin etmedi.

Gizitler,daha once Eminonu disinda uzun bir sure yasamis olan fare adamlar tarafindan olusturulmus bir topluluktu. Aralarinda Kuklaci tarafindan buyu ile uretilen ilk nesilden olanlar mevcuttu. Ve onlara gore sayica cok olanin en cok soz sahibi olmasi gerekiyordu. Bu grubun diger bir cok fare adam uzerinde buyuk bir nufuzu vardi. Ve onlarin baskilari sonucunda Gizit olusumu genisledi, 77 yilinin yaz ayinda, Gizit'e bagli fare adamlar resmen Yukselis Cemiyeti yonetimini tanimadiklarini ilan ettiler. Ardindan Galata koprusunu gecerek Eminonu'ne cesitli akinlar baslattilar. Ve 1973'ten beri suregelen baris donemi sona erdi.

Savas esnasinda Eminonu cevresi biraz daha degisti. Eskiden siginilacak mekan olarak kullanilan Antrepo, savasi firsat bilerek saldiriya gecen cinlerin kontrolu altina gecti. Yeni Cami - Galata koprusu arasinda siperler kazildi. Karakoy'un kaybedilmesiyle Beyoglu ile iletisim oldukca zor hale geldi.

Savasta butun Eminonu seferber olmus, buyuk kayiplar verilmis, fakat dusmana da buyuk kayiplar verdirilmisti. Binbasi Yavuz kucuk birligi ile bu savasta buyuk yararliliklar gosterdi. Ayni zamanda, koskten ayrilan beyaz buyuculer ve 1963'ten beri faaliyet gosteren Sifa Yurdu, Eminonu'nun savunulmasinda buyuk bir direnc gosterdiler.

Sonbahar ayinda savas butun yikiciligi ile surerken, Perihan Hanim, fare adamlarla yeniden diplomasi kurulabilmesi amaciyla onemli atilimlar yapti. Bu atilimlarin hemen hepsi, Aydemir Bey ve yukselis Cemiyeti cevresinde, ayni zamanda da Arzin cocuklari gazetesinin basini cektigi bir kisim halk arasinda buyuk destek gordu. Bu calismalar sonucunda, hemen hemen Gizit kadar guclu ancak daha az kati olan bir fare adam klani olan Galata ile iletisime gecilebildi.

Savas butun siddeti ile surerken, hem insanlar, hem de fare adamlar, sakli turlerle mucadele etmekte gun gectikce daha cok zorlaniyorlardi. 1978 yilinin basinda Perihan Hanim'in cabalari sonuc verdi ve Galata klani, Gizitleri ateskes yapmaya ikna etti ve baris icin bir umut dogmus oldu. Kis ayi yapilacak anlasmanin pazarliklari ile gecti. Anlasmanin maddelerinde Karakoy'un fare adam kontrolune verilmesi buna karsin insanlarin da serbest dolasim-yerlesim hakkina sahip olmasi ve fare adamlarin, eski yuk gemisi bolgesini Insanlara birakmalari yer aliyordu. Baska bir cok konuda duzenlemeler de iceren anlasma metni, 5 Nisan 1978'de imzalandi. Ardindan yeni baris donemine Galata koprusu uzerinde buyuk bir kutlama ile baslamasina karar verildi.

14 Nisan 1978 tarihinde, Galata koprusu uzerinde, muttefikligi simgeleyen buyuk bir tak, altina da buyuk bir sahne kuruldu. Insanlardan ve fare adamlardan olusan kalabalik bir ahali kutlamaya katilmak icin kopru uzerini doldurmustu. Ziya Bey ve Perihan Hanim, dis iliskiler ekibi, Galata ve Gizit klan liderleri, sahne uzerinde cesitli konusmalar yaptilar. Bu esnada fare adam klanlari arasinda bir huzursuzluk bas gosterdi bunu takiben sahnenin altinda buyuk bir patlama meydana geldi. Kargasa ve kaos arasinda catismalar cikti. Patlamada Perihan Hanim ve Gizit klani lideri can verdiler, Ziya Bey ve Galata klani lideri ise agir yaralandi. Koprude bulunan bir cok insan olduler yada agir yaralandilar. Fare adam ve insan korumalar arasinda catismalar cikti. Bu tarihten gunumuze, fare adamlarla bir daha baris yapilmadi.

"Sicak bir gundu, sert bir ruzgar esiyordu Guneybatidan. Kopruyu yillardir hic bu kadar kalabalik gormemistim. Buyuk anlasma ki boyle adlandirilmisti gazetede, herkeste yeni bir heyecan yaratmisti. Perihan Hanim konusmasini bitirdiginde, genc gulumsemesinde bir isi basarmis olmanin verdigi mutluluk ve heyecani okudum, capcanli, dun gibi hatirliyorum. Yaninda oturan arkadasim Ziya gozluk camini temizliyordu. Duygulanmisti, belli etmemeye calistigini anladim. Aydemir ve ben on saflardaydik, sahneye bizi de cagirmislardi ancak gitmemistik, cunku bu basarinin sahibi bizler degildik. Bir arka siramizda, Cemil ogretmen, yaninda Perihan hanim'in nisanlisi olan oglu Gediz, Handan hanim, Celal hakki vardi. Bir Agah'i getirememistik, aksiligi tutmustu o gun yine. Ansizin sahnedeki fare adam liderleri sanki bir seyler sezmiscesine etrafa bakinmaya basladilar. Anonsu yapan delikanli fare adamlar yonune dogru bakmaya basladi. Sonra bir kargasa ve patlama hatirliyorum. Kulaklarim ugulduyor, korkunc manzaralar gozlerimin onunden geciyor. Keske Binbasi Yavuz'u dinleseymisiz, o israr etmisti kutlamanin baska bir yerde yapilmasini, kopru guvenli degil diye.(Ed: Burada Nihat Bey duraksiyor bir sure) Neyse Ali Bey, buralari pek uzun tutmayayim isterseniz, pek icin dayanmiyor.

A: Tabi efendim nasil isterseniz. N: Nihayetinde gel gelelim bu olayin sonrasina, Eminonu bir daha asla kendine gelemedi. Klan zihniyetinin temeli, o gun atildi. Oyle bir trajediydi ki, sessiz sakin bir delikanli olan Gediz, ruhu sad olsun, tamamen degisti. Binbasilarla o bir tarafa gitti, gazeteciler diger tarafa, biz kaldik ortada. Kotu oldu, cok kotu."

Bir konuk :Eski Yukselis cemiyeti yonetim kurulu asil uyesi Nihat Bey

Yarim ada mecmuasi 1998

14 Nisan olayi, bir cok kaygi verici gelismeyi beraberinde getirdi. Pek cok insan patlamalardan fare adamlari sorumlu tuttu. Anlasma yanlisi olan kisilere isbirlikci sifati yakistirildi. O sirada zaten Eminonu'nde yasamakta olan bazi fare adamlar,varolan baski nedeniyle kacmak zorunda kaldilar. Arzin cocuklari gazetesinin baris destekcisi fare adam yazari Konkav'da hedef olanlar arasindaydi. Olaylardan yaklasik bir ay sonra, hala ilimli bir politikayi savunan gazetenin binasinin onunde gosteri yaptilar ve Konkav'i istediler. Selami Bey reddedince, ofkeli bir grup tarafindan gazete binasinda yangin cikarildi. Selami Bey'in de icinde bulundugu bir kisim gazeteci dumanda bogularak olduler. Disari cikabilenler arasindaki Konkav kalabalik tarafindan alindi. Akibeti bu gun dahi bilinmiyor. Arzin cocuklari gazetesinin dagilisi boyle trajik bir olayin sonrasinda meydana geldi. Aydemir Bey, Eminonu'nde yasayan fare adamlari kurtarabilmek icin onlarin topluca Karakoy bolgesine surulmeleri talimatini verdi. Yukselis cemiyeti, Karakoy'lu fare adam catismalari kadar, Eminonu icerisinde cikan isyanlari da bastirmaya calisiyordu. Cemiyetin bu kriz anindaki isabetli politikalari sayesinde, iceride olaylar daha fazla buyumeden yatistirildi. Gazete olayinin faillerinin bir kismi yakalandi ve meteor bolgesine suruldu (Yillardir kimseye bu ceza uygulanmiyordu)

Bu kizginliktan dogan ikinci bir vukuat da, Perihan Hanim'in olumunden sonra toparlanamayan nisanlisi Gediz Bey'in, Istanbul'a gelisinden bu yana Yukselis Cemiyeti'nin politikalarini pasif olmakla elestiren, patlamayla beraber bir adamini kaybedisinin ardindan cemiyetten tamamen kopan Binbasi Yavuz ve adamlari ile yeni bir olusumun icine girmeleri oldu. Ileride Lodos adini alacak klanin temelleri o zaman atildi. Bu buyuk aciya saygi duyan Aydemir Bey ve arkadaslari, bu olusumu durdurmadilar.

1979 yilinda gelindiginde, fare adam savaslarinda Eminonu oldukca zor durumda kalmisti. Savasin yorgunlugu ve psikolojik bitkinligi insanlara, fare adamlardan daha fazla tesir ediyordu. Bu esnada, artik Eminonu ile baglari iyice zayiflayan, bilinen Istanbul'un en dogu ucu Beyoglu'ndan, Arzuhalci denilen bir adam geldi. 35-40 yaslarinda, dikkat cekici bir adam olan Arzuhalci, Aydemir Bey'le ihtiyac duyulabilecek bir kesfi uzerine konusmak uzere geldigini bildirdi.

Ruh tasi denilen icat iste bu konusmanin ardindan Eminonu tarihindeki yerini aldi. Bu taslar yardimiyla insan vucudu, cesitli yerlere seyahat etmeksizin ulasabiliyordu. Bu garip kesfin sirrina karsilik Arzuhalci, Eminonu icerisinde cemiyetten bagimsiz bir toprak talebinde bulundu. Aydemir Bey, sakli turlere karsi savasta buyuk avantaj saglayabilecek bu kesfin, belki de kendi kullanmasindan cok yanlis ellere gecmesini istemediginden dolayi bu talebi kabul etti.

1979 yili sonunda, hizli yolculuk avantajini da kullanan Yukselis Cemiyeti kuvvetleri, Sifa Yurdunun destegini de arkalarina alarak fare adamlara karsi durumu dengelemeyi basardilar. Ardindan baris gelmese de, yenisemeyen taraflar arasindaki catismalar azaldi.

Aydemir Bey ve Afet Sonrasi Eminonu

Posted by kyas Saturday August 2 2008 at 3:06AM
Login or Register to rate this blog post!

Aydemir Bey ve Afet Sonrasi Eminonu (1956-1971)

1956'da bir gun...

"Eminonu Merkez Postane'sindeki yazihanede, Aydemir Bey her zaman oldugu gibi, masasinda oturuyor ve ince cerceveli gozlugunu takmis, yazilmis bir dilekceyi dikkatle inceliyordu. Ben de karsisindaki masada, isten bunalmis, onumdeki kagitlari karistiriyor, calisiyor izlenimi veriyordum. Once bir gurultu duyduk, yuksek bir ses. Birbirimize soran gozlerle baktik. Ardindan pencereye yoneldik. Aydemir Bey'le gokyuzune bakmaya basladik. Gokyuzu goz alici bir beyazliga burundu. Ardindan korkunc bir sarsinti basladi, dakikalar surdu bu. Ben kendimi, dosya dolabinin yanina, yere atmisim. Yikilan esyanin, kirilan camlarin, korku icinde bagiran insanlarin sesleri bu gun hala kulaklarimda. Gozlerimi actigimda Aydemir Bey'i hala ayakta gordum. Hic kipirdayamamisti anlasilan. Onundeki cam tuzla buz olmustu. Hala disari bakiyordu. Ben de disari baktigimda kirmizi bir dumanin yavas yavas her yeri kapladigini gordum. Bir iki dakika icinde gun isigi bile kesildi. Buyuk bir toz kutlesi iceriye doldu. Genzim yanmaya basladi. Oksurugum tuttu, bogulacak gibi oldum. Aydemir Bey'in sesini hayal meyal duyabiliyordum. Beni kolumdan cekerek postanenin koridoruna cikardi. Neden sonra, bir bardak su ictigimi hatirliyorum. Iste butun hikayem bundan ibaret."

Katip Serbulent Bey - Kiyamet

hikayeleri Yazi Dizisi - Arzin Cocuklari Haftalik Gazetesi 4.Nisan.1974

Aydemir Bey meteordan once Eminonu Merkez Postane'sinde mudur olarak calisiyordu. Otuzlu yaslarina geldigi halde hala bekar hayati suruyordu ve artik bu durumdan biraz rahatsiz olmaya baslamisti. Ancak calismaya cok merakli bir kisi oldugundan dolayi, sosyal yasami son derece hareketsizdi. Ve az begenen biri olmasi sebebiyle taliplilerinin hepsini geri cevirmisti.

Varlikli bir ailenin tek cocugu idi. Basarili bir ogrenciydi ve ailesi onunla gurur duyardi. Anne ve babasini lise yillarinda kaybetti. Amcasi onu Harbiye'ye gonderdi. Harbiye'den mezun olduktan sonra, cesitli illerde subay olarak calisti. Ustegmenlige kadar yukseldiyse de subaylik mesleginin kendisine gore olmadigini anladi ve ordudan ayrildi. Postane'de calismasi ise gene onu cok seven amcasi sayesinde mumkun oldu.

Calismayi cok seven bir insan olmasinin yaninda, edebiyata da duskundu. Zamaninin onemli edebiyat dergilerinde A. Ekrem mahlasi ile cesitli siirleri ve denemeleri yayimlanmisti. Ancak bunu sadece cevresindeki bir kac iyi arkadasi biliyordu. Bu arada sunu da belirtmek yanlis olmaz herhalde; Aydemir Bey'in, uzerinde calistigi isle ilgili konularda kesin, sert bir durusu vardi. Dogru olduguna inandigi seylerle ilgili carpismaktan asla cekinmezdi, bilakis bundan zevk duyardi. Ancak kendisi ile ilgili konularda bu sert tavir tamamen yikilir ve bir o kadar cekingen ve mutevazi biri cikardi karsiniza.

Iste bu ilginc karakterli adam, meteor zamani gelene kadar, posta idaresinde mudurluge kadar yukselmisti ve meteordan sonra, dunyanin tamamen degismesi ile birlikte felaketten kurtulan herkes gibi bombos, orta yerde kalakalmisti. Kendi deyimiyle "iki zaman dilimi arasindaki o kalin cizginin, bir tarafindaki gercek dunyadan, diger taraftaki dunya karikaturune" adimini atmisti.

Meteorun ardindan 3-4 yil, mahluklarin istilasi sebebi ile postane'de yasadi Aydemir Bey. Ailesinden herhangi bir haber alamamisti.

Tabii Aydemir Bey'in yasantisina goz atarken, donemin Istanbul'una da bir bakis atmamiz yerinde olur.

1956 yilinin 2'nci yarisinda, meteorun ardindan sag kalanlar sehir meclisini kurdular. Ve bu meclis, onceki duzene mumkun mertebe devam edilmesi yonunde karar aldi. Tabii ihtiyaclar yon degistirdikce, gorevler oldukca farklilasti. Cunku dunya eski dunya degildi artik. Temel ihtiyaclari gidermeye dayali bir politika guduldu. Haberlesme de bu ihtiyaclardan biri oldugu icin, postane calismaya devam etti. Ustelik Eminonu'nde yikimda ayakta kalan en uygun bina oldugu icin , sehir meclisi de Buyuk Postane'de toplaniyordu.

Sehir meclisinin aldigi karar dogrultusunda, ulkenin cesitli yerlerine haberciler gonderildi. Ilk hedef diger iller ve hatta ulkeler hakkinda bilgi toplanmasi idi. Belki bir yerde birileri kurtulmustu ve bir goc ile bu kaostan kurtulma ihtimali vardi.

Bu atilim icin herkes seferber oldu. Kesif ekipleri uzerine buyuk yatirimlar yapildi. Harbiye'den, Jandarma'dan sag kalan birlikler bu kesif ekiplerinin temelini olusturuyorlardi. Buyuk bolukler halinde, defalarca seferler duzenlendi Istanbul disina, basta Ankara olmak uzere butun illere, hatta komsu balkan ulkelerine. Ancak hic bir hedefe ulasilamadi. Geri donen birlikler hep cok uzaga gidemeyenlerdi. Mahluklar her yeri istila etmisti. Yeni bir isik bulma cabasi hic yok olmadi ancak, bu cabalarin 4-5 yil sonra birinci gundem olmaktan ciktigi kesindi. 1956-1960 arasinda yogun olarak yasanan bu donem, daha sonra “Arayis donemi" olarak adlandirildi.

"Her gun, "bir yerden haber gelir mi? Istanbul disindan sag kalan var midir acaba?" diye bir umitle dusunurduk. Bu, 3-4 sene boyunca boyle devam etti. Ufak tefek haberler geldi tabii, ama bunlar, Istanbul disindaki durumun ne derece buyuk bir kaos icerdigi disinda en ufak bir tablo cizmiyordu. Sonunda 60'larin basinda, artik bu arastirmalardan dolayi daha fazla kayip vermenin anlamsiz olduguna karar verdik. Bizim icin Istanbul harici bir gercek yoktu. Bir yerlerde, birileri yasiyorduysa eger, onlarin gercegi de orasiydi artik."

Umut Dergisi 1977 - Aydemir Bey ile 50'ler ve meteor konulu soylesiden

"Ilk gidenleri hatirliyorum, sehir meclisi daha kurulmadan. Felaketten 3-4 ay sonraydi. Galata koprusunun tamamini doldurmuslardi. (O zaman kopru yikilmamisti. Bir kac vapur hala calisiyordu) Kac kisiydi bilemeyecegim. Sadece koprunun hinca hinc dolu oldugunu hatirliyorum. Rotamiz Ankara diyorlardi. Hemen hepsi silahlanmisti. Bir cok aile vardi sokakta. Iclerinde ailemden kalan son bir kac akrabam da vardi. Onlari bir turlu ikna edememistim. Kopru uzerinde, o kalabalik ve ugultu icerisinde, ben hala fikirlerini degistirmeye ugrasiyordum. Vapura ayak bastiklari anda onlara katilip katilmamakla ilgili tereddut ettigimi, kendimle savastigimi hatirliyorum. Mantigim kalmami, kalbim gitmemi istiyordu. Sonucta mantigim kaldi ve kalbim onlarla gitti. Hala merak ederim akibetlerini?"

Felaket hikayeleri 2'nci baski 1981. Mustafa Alkan Bey.

Aydemir Bey Sehir Meclisi'nin kurucu uyelerinden biri idi. Farkinda oldugu bir sey vardi ki, bu saskinlik ve arayis doneminde, Istanbul gun be gun kaybediliyordu. 1958 yilinda Beyaz Kosk diye bir olusumun, dayanikli bir fare irkini, buyu yolu ile urettigini ogrenmisti guvenilir bir dostundan. Ve birilerinin Sehir Meclisi'nden cok daha hizli ve planli hareket edebilecegi dusuncesi ilk kez o zaman kafasinda sekillendi. Sehir Meclisi'nin, herkesin surekli tartistigi oldukca hantal bir yapi oldugunun en cok o zaman farkina vardi. Beyaz Koske karsi olmadi ama desteklemedi de. Ilgi ile onun yukselisini izledi. “Mansur Bey ve Kuklaci'nin fare adamlari" ve buyunun yukselisi karsisinda, uzun bir sure sessizligini muhafaza etti. Aslinda bu donemde Aydemir Bey'in olaylar icerisinde aktif rol almayisinin arkasindaki neden de, meteor oncesinde bir rastlanti sonucunda tanistigi bir Istanbul hanimefendisi, Munevver Hanim ile arasindaki iliski idi.

1961 yilinda, Eminonu tarihinde ileride cok onemli rol oynayacak olan Sifa Yurdu, Istanbul'lu Selim Bey, Izmitli Mustafa Hoca ve Tarsuslu Dervis Hasan tarafindan kuruldu. O tarihten itibaren Sifa Yurdu, Eminonu'ndeki insanlara daima manevi bir guc verdi.

1962 yilinda Aydemir Bey, Munevver Hanim ile evlendi. 1965 yilinda ilk cocuklari dunyaya geldi.

"1955 yili bir sonbahar sabahinda, pastirma yazinin ilik esintisi altinda Sirkeci Gari'nin peronlarinda dolasiyordum. Pardosumu almayi ihmal ettigimden dolayi hafif bir usume sarmisti icimi. Bir kac kez istasyon binasina girip ciktim bu yuzden. Bir konugumu bekliyordum, uzak bir yerden gelecekti. Sonunda tren geldiginde, bakinmak icin binadan perona geri ciktim. Ve orada gordum hayatima anlam kazandirabilecegini dusundugum kadini. Gri genis yakali bir pardosu, kahverengi dopiyes ve ayni renkte bere, beyaz eldivenler ve beyaz bir ten. Bir dosya cantasi tasiyordu. Bir sure durdu, ardindan yurumeye basladi. Onumden gecip gidiyordu ki ansizin duraksayarak bana yoneldi ve bir soru sordu. Donus icin bilet gisesini sordu yanlis hatirlamiyorsam. Herhalde dogru seyi soyledim ki gulumseyerek tesekkur etti. Ardindan konugum gorundu arkasindan, belki bir iki soru sorarak bir sohbet baslatabilirim diye dusundugum bir anda. Ben de rica ederim dedim ve ayrildik. Nice zaman sonra..."

Arzin Cocuklari Haftalik Gazetesi'nden 22.Temmuz.1974 Aydemir Bey konulu yazi

1963 yilinda Beyaz koskun kapatilmasi icin yapilan oylamada, olumsuz oy kullandi Aydemir Bey. Kapatilma kararindan sonra, unlu Beyaz Kosk ayaklanmasi yasandi. Mahluklardan bagimsiz olarak, insanlar arasinda yasanan ilk buyuk trajedi... Bu olayin sonunda, ilk kez sehir meclisinden bagimsiz bir olusum meydana gelmisti. Beyaz Kosk, meclisi kapatmamisti ama istekleri de bir bir yerine getiriliyordu.

Bir sene sonra gelen Mansur Bey'in intihar haberi, butun Eminonu'nu sarsti. Olaylara ragmen Mansur Bey hala sevilen bir adamdi. Mansur Bey'in vefatinin ardindan, herkes Kuklaci'nin oldukca hirsli bir politika gudecegi ve meclisi kapatarak, her seyi yonetimi altina alacagi konusunda endiseye kapildi. Ancak Kuklaci, halki ve Sehir Meclisi'ni sasirtarak, Beyaz Kosk'u Eminonu siyasetinden disari cekmisti. O ayrilana kadar olan uc senelik donemde, meclis eskisi kadar olmasa da, yeniden otorite kazandi.

"Garip bir kisilikti bu Kuklaci. Tuhaf da bir maske takardi. Bir kez konusmak nasip olmustu. Onemsiz bir konu hakkinda edilmis bir kac soz. Gariptir, karakterleri tahlil etme yetenegime son derece guvenirdim, ama kuklacinin nasil biri oldugunu hic algilayabildigimi sanmiyorum. Basta her seyi bir hesapla yaptigini dusundum, sonucta cok guclu bir buyucu ve cok zeki bir adamdi. Hirsli oldugunu da dusunuyordum acikcasi. Ancak Mansur Bey'in vefatinin ardindan bu tezlerim de curudu."

Umut Dergisi 1977- Aydemir Bey ile 50'ler ve meteor konulu soylesiden

1965 yili sonrasinda, Aydemir Bey, Eminonu politikasi ile bu kez izleyici olarak degil, aktif olarak ilgilenmeye basladi. Daha once Merkez Postanesi'nde tanistigi calisma arkadaslarindan Nihat Bey ile, Demirgul bolgesinin temsilcisi secildi. Bu bolgeyi, Eminonu ve dolayisiyla Istanbul politikasinda soz sahibi yapmak icin, bir cok onemli kisi ile yapici iliskiler kurdu. Carsi bolgesinin en onemli temsilcisi Celal Hakki Bey ile cok guzel bir dostluk kurdu. Babi-ali bolgesinden, mahluklar konusunda bir cok arastirmaya imza atmis, eski gazeteci Agah Bey'in de destegini kazandi. Agah Bey, aktif siyasete cok bulasmamis olsa da, cok bilgili ve sozu dinlenen bir adamdi. 1963 yilinda mahluklar hakkinda o zamana kadar yazilmis en genis icerikli kaynak olan, "Sakli turler" isimli kitabi yayimlamisti.

1966 yilinda, Sifa Yurdu ilk iyilestirme yeteneklerini gostermeye basladi. Yaratiklarla savasan askerlere verdikleri sifa, Eminonu icin buyuk bir moral kaynagi oldu. Bu tarihten sonra pamuk ipliginin, Ingiliz sicimine donusmesi yolunda onemli adimlar atilacakti.

Gene 1966 yilinda, Gaffar Bey'in destekledigi, Genc Bilgililer adindaki arastirmaci grup, buyuk bir jenerator yapimini basariyla gerceklestirdiler. Bu yapi meteor bolgesinde kesfedilen bir yer alti su kaynaginin uzerine kurulmustu. Eminonu enerji ihtiyacinin onemli bir bolumu bu yapidan elde edilmeye baslandi.

1967 yilinda Kuklaci'nin sehri terk etmesi ile birlikte, Mansur Bey'in kuzeni beyaz buyucu Azat Efendi, Beyaz Kosk'un basina gecti. Aydemir Bey, Azat Efendi'de bir liderlik kabiliyeti gormuyordu. Onun dilegi, Gaffar Bey'in kosk yonetimine gecmesi idi. Ancak Gaffar Bey zaten kosk uzerinde hak iddia etmeyecegini bastan belirtmisti.

Kuklaci'nin ayrilmasini muteakiben gerceklesen fare adam ayaklanmalari, Beyaz Kosk'un guc ve otoritesine buyuk darbeler indirmeye basladiginda, Sehir Meclisi'nden bazi gizemli kisiler, meclisten bagimsiz gizli bir kurul meydana getirdiler. Bu kurulun amaci tam olarak bilinmese de, gelecekte sehir meclisine gizli toplanti mekani ayarlanmasindan, bazi aranan kisileri saklamaya kadar bir cok olayin icerisinde yer aldigi dusunulmektedir. Bu kuruldaki bazi kisiliklerin ismi, sonradan halk tarafindan ogrenildi. Aydemir Bey'de bunlardan biri idi.

1971 yilinda Arzin Cocuklari haftalik gazetesi yayin hayatina basladi. Agah Bey'in eski bir arkadasi olan, Selami Bey'in yonetimindeki gazete, yayinlandigi donemin aksine, hiddetli demeclerden uzak, arastirmaci bir icerikle ortaya cikti. Gazetenin editoru, Selami Bey'in yegeni, Handan hanim'di.

Azat Efendi doneminde zayiflayan ve saldirganlasan Beyaz Kosk, 1971 yilinda Eminonu'nde siki yonetim ilan ediyor ve Buyuk Postane'deki Sehir Meclisi'ni kapatiyordu. Aydemir Bey'in de uyelerinden oldugu yeni ve daha kucuk meclis, bu olay ongorulerek, gizli bir bolgede aciliyordu. Bu gizli bolgenin sonradan, isyanci fare adamlarin kontrolu altindaki bolgeden kiralanan, karaya vurmus bir kuru-yuk gemisi oldugu aciklandi.